Diyarbakır Ekolojik Film Günleri başlıyor: ‘Ana temamız yıkım, mücadele ve inşa’

Evrim Deniz

DİYARBAKIR – Diyarbakır’da ilki 2022 yılında yapılan Ekolojik Film Günleri, bu yıl 22-24 Eylül tarihinde gerçekleşecek. CultureCIVIC sponsorluğunda düzenlenen etkinlikte 10 film gösterilecek. Halka açık ve ücretsiz olan etkinliklerde film gösterimlerinin yanı sıra söyleşiler de yapılacak. Filmler ilk 2 gün Hewş Kültür Sanat Cafe’de, 3’üncü gün ise ZarokMa’da izlenebilecek.

Ekoloji Derneği üyesi ve aktivisti Leyla Çim, ‘’Bu filmleri hazırlamaya cesareti olan yönetmenleri, senaristleri desteklemek ve bu büyük ekolojik kıyımı halkla buluşturmaya odaklandık” dedi. 3 gün sürecek etkinlikte toplam 10 filmin gösterileceğini belirten Çim, “Bunların çoğu kısa ve orta metraj filmlerden oluşuyor. Filmlerin süresi her ne kadar kısa olsa da etkisi uzun olacaktır” dedi.

‘EKOLOJİ, DOĞA OLARAK GÖRDÜĞÜMÜZ MANZARADAN İBARET DEĞİL’

Belgesel filmlerin hafızayı tazelemekte değerli olduğuna değinen Çim, “Bu yıl yaşadığımız Maraş merkezli depremler, yaz boyu maruz kaldığımız orman yangınları ve yaşanan iklim krizi bizler için çok yıkıcı oldu. Türkiye’nin batısında bu yangınlar kendini rant odaklı sermaye ile gösterirken Kürt illerinde ise güvenlikçi ve savaş politikalarıyla bir doğa talanı olarak gösterdi. Bu süreçler unutturulmak isteniyor. Filmler ve belgeseller ise yaşadığımız tüm bu süreçleri hatırlatarak hafızamızı tazelediği için çok değerli” diye konuştu.

Çim, “Ekoloji bizim için sadece doğa olarak gördüğümüz bir manzaradan ibaret değil. Yaşam alanının kendisidir. Doğasından koparılan bir ağaç kadar kendi doğasından koparılan bir insan da bu mücadelenin bir bütünüdür. Ekolojik Filmler Günleri ise hafızadan göçe, orman kıyımından maden şirketlerinin yaptığı kırımlara kadar bütün meseleleri ele alıyor” bilgisini verdi.

‘FİLMLER KISA, ETKİLERİ UZUN’

Etkinlik için ekolojik yıkıma karşı film çeken ve destek görmeyen yönetmenlerin filmlerini seçtiklerini vurgulayan Çim, şöyle devam etti:

“Bu yıl film seçkimizi renklendirmek ve her soruna değinebilmek için epey film taradık. Yakın zamanda yaşanan deprem krizini, kent krizlerini de düşünürsek tam anlamıyla bir ekolojik yıkım var. Kültürlere ve toplumlara karşı bu yıkımlar karşısında yerelde mücadele eden ve destek göremeyen filmleri halkla buluşturmanın değerli olduğunu düşündük. Bu filmleri hazırlamaya cesareti olan yönetmenleri, senaristleri desteklemek ve hakikati, bu büyük ekolojik kıyımı halkla da buluşturmaya odaklandık.”

‘ANA TEMA YIKIM, MÜCADELE VE İNŞA’

Seçkide her filmin farklı bir ekolojik kıyıma değindiğini vurgulayan Çim, şunları söyledi:

“Yaşamımızda ekolojik mücadele konusunda ikilikler var. Mesela ‘Anima’ filmi buna değinerek, yaşam hakkını savunduğumuz varlıkları besin olarak tüketmeye devam ettiğimiz gerçekliğine değiniyor. Bunu tartışmanın, konuşmanın da değerli olduğunu düşünüyoruz. ‘Nosema’, ‘Sar’, ‘Dengê Kilîtan’ gibi Kürt şehirlerinden filmler ise hafıza, göç ve köy boşaltmalarını konu alıyor. Bu filmler, Ermeni ve Kürt halklarının kırımları sırasında doğanın talan edilmesi, cansızlaştırılması ve yaşamın yok edilmesini konu ediniyor. Etkinlikte doğa kırımına karşı direnişi ele alan filmler de var. Bunlardan biri ‘Hatay’ belgeseli. Depremi ve Hatay’daki yıkımla birlikte şehri inşa etmeye çalışan halkı anlatan bu belgesel ilk defa Ekolojik Film Günleri’nde gösterilecek. Bu nedenlerle ana temamız için yıkım, mücadele ve sonunda inşa diyebiliriz.”

GÖSTERİMLER HEWŞ CAFE VE ZAROKMA’DA

Diyarbakır’da kapatılan sinema salonları ve kayyım atamalarından sonra halka açık alanların kalmadığını hatırlatan Çim, “Bizim olan her şeyin alındığı, işgal edildiği dönemlerde dayanışma gösteren ve bu tür etkinlikleri önemseyen arkadaşlarımızı çok önemsiyoruz. Çünkü Diyarbakır’da belirli yerler dışında kültür ve sanata dair bir şey yapmak neredeyse imkansız. Bu yüzden Hewş Cafe’ye ve ZarokMa’ya bizimle dayanıştığı için tekrar teşekkür ederiz. Sistemin bize zorluk çıkardığı, sermayemizin olmadığı bu dönemlerde bu mekanlar bizlerle dayanışma gösteriyor. Etkinliğin ilk iki günü filmler, Hewş Kültür Sanat Cafe’de gösterilecek. Son gün ise ZarokMa’da izleyici ile buluşacağız.”

‘BİRLİKTE İZLEMEYE, TARTIŞMAYA, DERTLEŞMEYE DAVET EDİYORUZ’

Etkinliğe katılım çağrısında bulunan Çim, “Bu etkinlikte hepimizin parçası olduğu ekoloji üzerine filmler izleyip üzerine tartışabileceğiz. Bu şehrin üzerinde büyük travmalar var. Bu nedenle yeniden toplumsallığı hissedebilmek yapıcı olabilir, bu bize iyi gelecektir diye düşünüyoruz. Film izlemeyi, ‘Bir film izleyelim ve onu tüketelim’ diye değil oradan bir dayanışma oluşturarak bu ekolojik kırımla birlikte mücadele etmek üzerinden kuruyoruz. Bu yüzden Ekoloji Derneği olarak bu etkinliği çok önemsiyoruz ve bütün Amed halkını filmleri birlikte izlemeye, tartışmaya, konuşmaya, dertleşmeye davet ediyoruz” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x